Nasıl Etkili ve Güzel Konuşulur?

Konuşma alışkanlıklarımız nasıl konuşuyoruz? Konuşma alışkanlıklarımıza göz gezdirerek nasıl kişisel etkimizi daha iyi kılacak bir konuşma haline geçebiliriz.

Kendi söylediğini duyduğumda nasıl algılıyorum?

Şimdi yaratıcı yazarlık kurslarında sık sık yazdığınızı okuturlar. Yazdığınızı okuduğunuzda yazarken size çok normal gelen ve hatta bazen iyi gelen şeyler okuduğunuzda sizi rahatsız edebilir, tetikleyebilir hatta burada ne demişim ben diyebilirsiniz. Dolayısıyla aynı şey konuşurken de geçerli. Yani bunu bir alıştırma olarak düşünebilirsiniz, bir alıştırma olarak yapabilirsiniz. Günlük hayatınızda böyle ara ara durup ben şimdi ne dedim, nasıl konuşuyorum bu dediğimi duyduğumda bana nasıl geliyor gibi bakmak. Bununla ilgili çalışmak maddelerden bir tanesi birincisi ve en önemlisi.

Konuşmamızı sabote eden kelimeler var mı?

Sabote eden kelimelerden kastım ne? Aslında bir konuyla alakası olmayan kelimeler olabiliyor bazen, bazen de böyle kulak tırmalayan aslında ne dediği çok da belli olmayan kelimeler olabiliyor. Bunlara bakmak aslında kendimizi anlama, anlamlandırma adına da önemli. Zira aslında hangi konu dışarıyı nasıl etkiler değil, konu biz neyiz ne anlatıyoruz, biz kimiz olduğu için konuşmamızı sabote eden bölen kelimeler var mı? Anlaşılmayan kelimeler var mı? Bu son derece önemli.

Nasıl Etkili ve Güzel Konuşulur?Konuşmamızın amacını bölen ve konuşmamızda saptıran parantezler çok açıyor muyuz?

Şimdi bu yine çok önemli maddelerden bir tanesi zira aslında konuşan kişi biz olduğumuz için bizim konuşma alışkanlığımız eşittir aslında bizim düşünme alışkanlığımız. Yani biz konuşurken çok fazla konuşmamızdan parantezler açıyorsak ve çok fazla konuyu dolandırıyorsak aslında bu bizim zihnimizin çalışma şeklini gösteriyor. Dolayısıyla buna çalışmamız sadece konuşmamızı ve kişisel etkimizi geliştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda bize iyi hizmet etmeyen o zihin aktivitemizi de anlamlandırma ve dönüştürmenize katkıda bulunacak.

O yüzden son derece önemli. Kelimelerim, cümlelerim net mi, muğlak mı, bunu nasıl anlayabiliriz? Şöyle anlayabiliriz, bir şey anlattığımızda mesela hiç kareyi görmemiş birisine kareyi anlatır netlik de mi anlatıyoruz? Bunu metafor olarak kullanabilirsiniz? İkincisi de bir yedinci sınıf öğrencisi dinlese konuştuğumuzda ne anlar yani? Tabi ki çok ekstrem şeylerden bahsetmiyorum. Yani bilimsel makale anlatıyorsanız veya işiniz gereği teknik bir şey anlatıyorsanız. Tabi ki o yedinci sınıf öğrencisi anlamayacaktır.

Bu konuştuğumuz tamamiyle günlük iş ve sosyal yaşantımızdaki iletişimler ile ilgili konuşma zaten kendimizi dinlediğimizde de ne diyorum ben dediğimiz yerler varsa bir şeyi çok uzatıyorsak net değilsek, buralara bakmakta fayda var. Çünkü sık yaptığımız yanlış konuşma alışkanlıklarından birisi.

Konuşmama hangi duygu eşlik ediyor, işte bu önemli, şunu artık çok iyi biliyoruz ki, sadece konuşması dinlendiğinde, bir insanın çok daha az etki yaratırken konuşmaya eşlik eden görsel söz konusu olduğunda, devreye girdiğinde, zihinlerde, zihin aktivitelerinde ve beyni uyaranlarda çok daha farklı bir algı oluşuyor. Bunu artık biliyoruz. Evet, şimdi konuşmamızla birlikte içimizdeki duygu konuşmamıza eşlik ediyor mu? Yani dilimiz bir şey söylerken bedenimizde davranışlarımızla el hareketlerimiz ve gözlerimizle de o konuşmayı eşlik ediyor muyuz yani?

Ama bu neyi anlatıyor biliyor musunuz? Böyle zorlayarak yapabileceğimiz bir şey değil. Eğer gerçekten zaten bir şeye inanarak kalpten ve net olduğumuz bir şey anlattığımızda, bu zaten kendiliğinden oluyor. Dolayısıyla burada konuşmaya duygu eşlik etsin diye kendimizi çekiştirmek değil de gerçekten anlattığımız şeyden emin olmak, net olmak ve kalpten anlatmak dediğimiz şey son derece önemli ve bu da zamanla olacak bir şey.

Konuşurken nefes alıyor muyum, sesimin kontrolüne hakim miyim? Konuştuğumuzda yorulduğumuz için sesimizin kontrolüne hakimiyeti yitiriyoruz. Bir ikincisi araya nefes koymadığımız da aslında kendimizde o anki duygu ve heyecanının arasında nefes koymamış oluyoruz ve bu da konuşmamızı ve kişisel etkimizi etkiliyor? Ve son olarak konuşurken karşımdaki ile uyumum nasıl oranda dinliyor muyum?

Bu son derece önemli. Neden eğer bunu yapmıyorsak konuştuğumuz oranda dinlemiyorsak. Biraz önce saydığım maddelerden ne kadar profesyonel olursak olalım hepsi bir anda çöpe gidebilir. Zira konuşmak dediğimiz şey, aslında eğer ki bir ortamda bir konuşmacı olarak konuşmuyorsak, konuşmak dediğimiz şey bir monolog değildir, bir iletişimdir, bir diyalogdur.

Dolayısıyla istediğimiz kadar iyi konuşalım, istediğimiz kadar profesyonel konuşalım, istediğimiz kadar entelektüel bilgi birikimimiz olsun, dinlemediğimiz zaman maalesef çok kötü bir kişisel etki bırakıyoruz. O anlattığımız şeyleri zaten bir süre sonra dinlemiyorlar ve doğal olarak kendileri dinlenmediklerini hissettikleri için iletişim ve bağ kurmak dediğimiz şey orada söz konusu olmuyor. O yüzden en son fakat en önemsiz değil. Hatta en önemlilerinden birisi konuştuğum oranda dinliyor muyum? Yani karşındaki insanın gözüne beden diline ben konuşurken neler hissettiğine sıkılıp sıkılmadığına bakıyor muyum? Doğru yerlerde es veriyor muyum?

Bu da son derece önemli. Evet bu bir yazı olduğu için bunu böyle kısa anlattım. Tabii ki bu uzun uzun üzerinde konuşulacak, alıştırmalar yapılacak bir konu. Ama bir kapı açar ve katkısı olur diye düşündüm. Özellikle bu dönemde evde otururken bize iletişim çalışmamızda belki faydalı olur diye düşündüm görüşmek üzere hoşça kalın.

Yorum Yaz

− 2 = 4